6 Eylül 2017 Çarşamba

..................




Dua dedim, tek teselli..

Bir avuç kadar sürdüm yüreğime..

Sonra aklımın derinlerinde bir çift dipsiz karanlığa daldım!

Sana -Amin dedim..



Ağla kalbim ağla, 
sesin duyulmasın! içinden ağla..

Nursalkımın..

15 Ağustos 2017 Salı

Şiirler de ölür..



Şiirler de ölür şairler gibi..
Bir bir atar kendini kelimeler sevdanın göz bebeğinden..
Sükuta teslim müebbet olur..

Şiirler de ölür sevgili..
Sevdası yitip, sessizliğe büründüğünde kelimeleri...
Yüreğin yarası siler geçer tüm sesleri..

Şiirler de ölür bir gün sevgili..
Öksüz bir sabinin dilinde yarım kalan baba sesi gibi..
Gönlünde sarmalanan kifayetsiz çocukluğu gibi,
Ana kucağında yarım kokan hayallerinden sızar..
Ve şiirler de ince ince ölür yitip giden aşklar gibi..

Şiirler de ölür sevgili..
Uzun satırlar arasında yolunu kaybeden noktayla virgül gibi..
Anlamının en derininden tutuşturup kelimeleri..
Yakarak kör eder zifiri geceleri...

Şairin kaleminden damlar damarında ki tüm kan bazen..
Son sözleri gibidir işlediği her satır matemini..
Serseri bir kurşunun hiç acımadan delip geçmesi gibi..
Beyaz sayfaya düşen her siyah kelamın aksi..
Ağır ağır siler gözlerinden şiirleri..
Ve işte o zaman Şiirlerde ölür sevgili..

"Kara gözlerinin zifirine yandığım, kalbimin katili..
Şiirlerime ölüm yolunu öğrettiğim sen sessizliği seçtin seçeli..."

s.ç.b.d.b.g.d.h.s.b.g.b...





Nursalkımın..

6 Temmuz 2017 Perşembe

Umut Avcısı 4 / hikayemsi



1.Bölüm
2.Bölüm
3.Bölüm


Zeyra o gün o bankta otururken yaşadığı ihanetin etkisiyle tüm hislerini kaybetmiş gibiydi. Ömründe hiç kimseyi bu kadar sevmemişti. Onca güzel günlerin verilen sözlerin ardından nasıl olmuştu da Oliver onu aldatabilmişti. Üstelikte Oliver'in kendisini aldattığı kişi en yakın ve ev arkadaşı Misa'ydı. Tüm bu olanları bir türlü aklı almıyordu. Bir acı hissetmiyordu tüm duyguları donmuştu adeta. Oliver ve Misa'nın o iğrenç görüntüleri gözlerinden gitmiyordu bir türlü.

Ağzında belli belirsiz gevelediği kelimelerde sürekli nasıl yapabildiniz  bunu diye sayıklıyordu,.

-Nasıl! Nasıl!

Nasıl olabilmişti de o kadar büyük aşklarına rağmen Oliver bir başka kadın ile birlikte olmuştu. Oysa ne hayalleri vardı birlikte. Zeyra'nın okulu bittiğinde okulda kalacak ve akademik kariyerine devam edecekti.  Ailesinin aksine Oliver bu konuda en büyük destekçisiydi.

Oliver okulda ki en dürüst ve sevilen öğretmenlerden biriydi. Zeyra'dan 7-8 yaş büyüktü. Genç yaşına rağmen profesörlük unvanı almıştı ve Zeyra ile okulda tanışmışlardı. Oliver Zeyra'yı ilk gördüğü anda aşık olmuş ama ilk aylar durum çok etik olmadığı için aşkını söyleyememişti. Zeyra'da hocasını ilk gördüğünde etkilenmiş ve sürekli ders bahanesi ile onunla zaman geçiriyordu. Bir gün birlikte ders çalışırken Zeyra Oliver'a Deniz'i ve mavi rengini çok sevdiğini söylemişti. Ertesi sabah Zeyra sınıfa girdiğinde masasının üstünde Mavi bir gül ve güle iliştirilmiş isimsiz bir not bulmuştu. Notta "Deniz'den kopmuş deniz renkli bir çiçek denize aşık olan deniz gözlü güzel kıza aşkını ifade etmenin bir yolu olabilir mi?" yazılıydı. Zeyra bu gülün kimden geldiğini hemen anlamış ve çok mutlu olmuştu. O gün ders bitene kadar hocasının gözlerine bakamamış ders bittiğinde ise gidip sadece "Evet" diyerek Oliver'in aşkını kabul etmişti. Aşkları mavi bir gülle böylesine masum başlamıştı.

Bu duruma nasıl gelebilmişlerdi, Oliver bunu ona nasıl yapabilmişti. Grimsi ve kasvetli havanın aksini yansıtan soğuk denize bakarken bağıra çağıra ağlamak istiyor ama bir türlü yapamıyordu. Gözünden akan bir damla yaşın tuzu dudaklarında ki çatlaktan sızıp ince ince yakarken sadece avuçları üşüyordu.

Bundan sonra ne yapacaktı, içinde ki acı ölümden bile daha karanlık hissettiriyordu...

Nursalkımın..